BelgeselGüncel

Eski köy evi nasıldı? Serenti ( mazı) nedir?

Atalarımızın bir sözü vardır; “Allah dünyada mekansız, ahirette imansız bırakmasın.” Bu söz dünya hayatında evin önemini vurgular.  İnsanların dünyadaki cenneti olan evler her döneme göre farklılık göstermiştir. Bu yazımızda eski köy evi özelliklerini paylaşıyoruz. Ayrıca serenti nedir? Sorusunun cevabını sizlerle paylaşıyoruz…

Eski köy evi nasıldır?

Köy evi

İnsanoğlunun barınma ihtiyacı giyinmek, yemek, içmek kadar önem arz eder. Atalarımız da bu önemden dolayı barınma ihtiyacıyla ilgili bir sürü söz söylemiştir. “İnsanın evi cenneti”, “ev alma komşu al” “dünyada mekan ahirette iman” gibi bir sürü atasözü bulunur. 

İnsanoğlunun ilk başlarda mağaralarda yaşadığı düşünülse de zamanın ilerlemesi ile barınma ihtiyacı için evler yapılmaya başlamıştır. Bu evlerin bazıları yer altında bazıları yer üstünde bazıları ise taşların içinde olmuştur. Bu yazımızda tarihi köy evlerinin özelliklerini paylaşıyoruz.

Bahsettiğimiz evler en az 100 yıllık olan yapılar. Karadeniz bölgesinin Giresun ilinde olan köy evlerinden bahsediyoruz.

Malum Karadeniz muhteşem doğa manzarası ile insanları büyülüyor. Ancak, bu güzel manzarada yaşam sürmek hiç de kolay değil.

Hele ki 100 yıl öncesi olan şartlarda yaşamak çok daha zor. 

Düşünün ki yol yok, elektrik yok, evlerde su yok, araba yok, yeterli alet edevat yok. Eldeki imkanlarla insanlar kendilerine köy evi inşaa etmiş. Tabii bu kadar yokluk olunca insan ilişkileri, yardımlaşma büyük önem kazanmış. Ev yapımında imece usulü vazgeçilmez olmuş. Ev yapımı denildiğinde aklınıza hazır malzeme alarak yapılan inşaat gelmesin. Tamamen doğadan, sıfırdan üretilen malzemelerde evler inşaa edilmiş. Evin tamamını oluşturan tahtalar için önce uygun ağaçlar bulunmuş kesilmiş ve tahta haline getirilmiş. Bazı durumlarda çivi bile kullanılmamış, iç içe geçme yöntemi ile tahtalar tutturulmuş. Evin dış yalıtımı için ise taş ve çamur kullanılarak bir nevi sıva yapılmış. 

Resimlerini paylaştığımız bu evin yaşı tam olarak bilinmiyor. Kesin olan birşey en az 100 yaşında bir yapı olduğu. Bu evde 3 ayrı aile aynı anda yaşamış. Fakat ailelerin erkeklerinin 3’de farklı savaşlarda şehitlik mertebesine erişmişler. Peşlerinde gözü yaşlı genç hanımlarını ve bazısı beşikte olan bazısı anne karnında olan yavrularını bırakmışlar. 

Evin mutfağında olan büyük bir şömineyi andıran bu kemerli yapı aslında yemek pişirilen yer olarak kullanılmış. Eski insanlar buraya  “ocak” veya “ocaklık” derlermiş. Yukarıdan aşağıya sallanan zincire bağlı kancalara yerleştirilen kazanlarla yemekler pişermiş. Bazende saç ayaklarının üzerine konulan saçlarda ekmek yapılırmış. Bu büyük ocaklar yerini zamanla kuzineye bırakmış. 

Bu evin biz özelliği de ustasının Rum olması. O  zamanlarda köyde yaşayan erkekler savaşlara gittiği ve gidipte dönmediği için ustalık köyde yaşayan Rum kökenli insanlara kalmış.

Evin kapıları gördüğünüz gibi tamamen el yapımı işçiliğe sahip. Yapan ustanın marifetine göre desenlerle süslenmiş. Bu zamanda bu kapıları bulmak neredeyse imkansız.

Bu gördüğünüz küçük ahşap kapının arkasında ise bu zamanın ebeveyn banyosu bulunuyor. Eski evlerde mutfaklar aynı zamanda oda görevi görürdü.  Bu banyolarda insanlar leğenlere doldurdukları sularla banyo ihtiyacını görürmüş. 

 Bu evde iki tane bu banyolardan var. 

Bu ev neredeyse tamamen ahşaptan yapılmış. Sadece kapı aksamları için metal kullanılmış. Evin anahtarının büyük olmasının nedeni ise, anahtarın da el yapımı olmasıdır.

Bu evin bir özelliği de, evin içinden tavana çıkan sabit merdiven olması. Birçok köy evinde tavana çıkmak için seyyar olan merdiven kullanılır. Bu evde ise sabit merdiven inşaa edilmiş.

Evde yaşayan insan sayısı fazla olduğu için tavan arası da ilk başlarda oda olarak kullanılmış. Yaşayan insan sayısı azaldıkça tavan arası ardiye olarak kullanılmaya başlanmış.

Evin giriş bölümünde olan küçük odaya “küçük hayat” denir. Evin girişinde olan alan ise “hayat” olarak geçer. Köy evlerinin alt katları hayvanlara ayrılan bölümdür. Burada bu bölüme “tam” denir. Yani toplumda bilinen adıyla ahır olarak kullanılır. Ahıra inmek için evin içinden ufak bir alan açılır. Seyyar merdiven yardımıyla bu alandan tam’a inilir ve hayvanlar sağılır. Yine bu alandan eve dönülür. Böylelikle kışın soğuk havasında hayvanları sağmak için dışarı çıkmak zorunda kalınmaz.

Bu evlerin bir çoğu artık kullanılmamakta. Bunun en büyük nedeni ise evlerin ahşaptan yapılması ve ahşabın zamanla çürüyerek evlerin göçme riski taşımasıdır.

Serenti, serenter, mazı nedir?

Serenti,  eskiden köyde yaşayan insanların kiler olarak kullandığı, yazdan kış için hazırlık yaptığı gıdaları sakladığı, fındık kuruttuğu, mısır sakladığı yapıdır. Bu yapılar kare şeklinde olur. Çoğunlukla seyyar merdiven yardımıyla yapının içine girilir. Serenti bazı bölgelerde “serenter” bazı bölgelerde ise “mazı” olarak bilinir.

Serentilerin yerden 6-7 metre yükseklikte olurlar. Serentilerin alt bölümü ise odunluk olarak kullanılır. Serentinin direklerinde, odunluk bölümüyle kiler bölümü arasında yuvarlak şapkalar olur. Bu şapkaların amacı fare veya başka haşerelerin kiler bölümüne girmesini önlemektir.

Yapının üstü sac veya harduma denilen yassı, yontulmuş tahtalarla kaplanmıştır. Böylelikle içeriye su girmesi önlenmiştir.

Serentilerin yan taraflarında 20-30 cm boyunda, 1-2 cm eninde ızgaralar bulunur. Bunun amacı ise serentinin hava almasıdır.

Maalesef günümüzde serentilerin üst bölümü kullanılmamakta sadece alt bölümü odunluk olarak kullanılmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu